01 Ekim 2011'den beri sizinleyiz | Üyelerimizin Son Aktivite Zamanı 6 gün 21 saat 5 dakika önce
124 - Kayıtlı Üyemizin Cinsiyet Dağılımı
Bayan Üyeler: 61
Bay Üyeler: 63

Eda Şen - Müzik & Koku...

Müzik & Koku
 
“Her insanın kendine ait bir parmak izi vardır, tıpkı kendine has bir kokusu olduğu gibi.”
 
Hayatımızda müzik bizim için nasıl bir yerdeyse koku da bir o kadar onun safında yer alıyor. Nasıl müzik bizi eskilere götürüyorsa; kokuda eski bir sandıktan açılan koca bir dünya gibidir. Bizde farklı bir tat uyandırır, tarifi yoktur ama mis gibi deriz güzelliğine. O enfes kokunun nereden geldiğimi bulmak için burnumuzun ucuyla gözlerimizi kapatıp arar dururuz. Kendimize en çok yakıştırdığımız kokuları seçeriz, sonra siz olursunuz sevdikleriniz için kullandığınız o koku. Tıpkı Ahmet, Ayşe gibi kokar o parfümü sıkan her insan sizin için. Aslında bunun çok acıklı yanları da vardır. Bir keresinde bir arkadaşım hiç parfüm kullanmadığını söylemişti. Şaşırdım bu zamanda parfüm kullanmayan ender insanlardan oldu benim için. Meğer bir hikâyesi varmış, gözleriyle şahit olduğu bir olayı anlattı; çok yakin bir arkadaşı kız arkadaşından ayrıldıktan sonra sevgilisinin kullandığı kokuyu her kokladığında çektiği acısı yeniden alev olur, kor kor yanarmış içi. Arkadaşının çektiği bu acının nasıl tarif edilemez bir hal aldığını gören arkadaşımsa; bir kokunun insanda nasıl bu etkiyi yarattabildigini görünce bir daha da parfüm kullanmadım demişti.. Oysa hepimizin kendine has kokusu vardır dimi.. Ne ilginçtir ki kullandığımız parfüm tenimize göre bize aitleşir aslında.
 
Şöyle eskilerden bir müzik tınısı geldiğinde kulağımıza bir iç çeker o dinlediğimiz dönemleri hatırlarız ya. Onun gibi tanıdık bir koku geldiği zaman burnumuza, uzaklara götürür bizi. Gözlerimizi kapatır bir iç çeker, o saniyeyi yaşarız anı anına. Eskiler gelirler gözlerimize canlı canlı haliyle. Ama bu işin acı yanıysa hiçbir zaman bir daha ayni duyguları o zamandaki gibi yasamamak. Mekân, insan aynı olsa da duygular hep farklıdır. Aslında ZAMAN’ ın da bir kokusu vardır. Arka bahçeden sessizce gelir içeri sızar, bazı sabahlar acarız penceremizi aniden içeri girer. Şükrederiz her şeye; yaşamın kokusudur. Var olmanın! Aidiyetliktir bağlı olduğumuz zamana. Bundandır işte ait olduğumuz her zamanın farklı kokması ve bir öncekinin aynı şeyleri yaşamamıza rağmen esasında farklı olması.
 
Bazı zamanlar toprak kokusu alırız. Hele bir de yağmur taneleri düşerse o toprağa. Kimi zaman sabahın erken saatlerinde kahvaltı masamızda; fırından yeni çıkmış ekmeğin tereyağıyla buluşma anının kokusu. Ve zaman zaman bir dostun bahçesinde demlenen bir çay kokusu. Bambaşka bir dünyaya gider bedenlerimiz, ruhlarımız o mekânı terk eder yağmurun buluşmasıyla acı acı yanarken; ekmeğin üzerinde eriyen tereyağının ilk saniyelerinde, bizi alabora eden duyguların esiri oluruz. Deniz kokusu mesela çoğumuz deniz aşığıyızdır. O yosun kokusu yok mu? Denizden çıktıktan sonra kumun, güneşin ısıttığı koku. Bence götürse götürse, en çok şarkıların beni götürebildiği derinlik gibi götürür o diyarlara. Dinlemez o güzellik hazır ve nazır beklemeyi. Bir anda geli verir, haydi kalk gidiyoruz dercesine. Küçücük bir enstantanedir. Hiçbir şey beynimde bu kadar hızlı ve canlı anıya dönüşemez eskilerden hatırladım bir koku kadar. Her şey donar! O ‘an’ başlar. Sonra geçtiğinde büyük ve içten bir tebessüm yerleşir yanağımızla iki dudak arasına ..
 
Ben küçükken annem çok güzel kokardı diyemezdim. Bilemezdim tarifini annem, annem kokardı çünkü. Bilmezdim işte küçükken kokunun etkisini. Annemin sürdüğü parfümler bana onu anlatırmış meğerse. Hatta evimizi, çocukluğumu, anneliğin en güzel hallerini anlatırdı. Annem odaya girdiğinde mis gibi parfüm kokardı. Yıllar geçti günlerden güzel bir gün Avm’ de rastladım o kokuya, adını bile bilmediğim ama bazı zamanlar çok nadir bir insandan aldığım annem kokuyor dediğim, nadide kokuya rastladım. Bi an da geçmişe döndüm. Kokladıkça annem kokuyordu. Cennet gibi, güneş gibi, deniz gibi. Nasıl çocuklar gibi sevindiğimi kendime dahi anlatamam. Annemmm dedim tüm anılarla beraber. Baktım ki çok daha fazlasıymış. Bir yemek kokusu, bir evlat kokusu, sonbaharın kokusu bizde her mevsim bambaşka bir duygu uyandırır.
 
Derin bir nefes çekmeli şimdi. Uzaklardan bir güneş çalmalı, ufuktan bir dağ esintisi bulmalı, denizlerden engin bir hasret getirmeli. Günaydın yeni bir haftaya! Günaydın ve Merhaba.

Design © Emrah KARALI | Server TR. All rights reserved. - Tasarım © Emrah KARALI | Server TR. Tüm hakları saklıdır.